Son Haberler
Facebook'ta Bizi Beğenin
Uyku Bozuklukları
Uyku organizmanın çevreyle alışverişinin, algılarının ve tepkilerinin kaybolduğu geriye dönüşümlü bir davranış ve bilinç durumudur ve yaşamımızın yaklaşık üçte biri uykuda geçmektedir. Uyku bozuklukları pek çok hastalıkta ya da herhangi bir hastalığa bağlı olmadanda kişilerde sık görülen bir bozukluktur.
En yaygın kullanılan sınıflandırma sistemine göre uyku bozuklukları şu şekildedir:
DİSSOMNİALAR
Uykuyu başlatma, sürdürme, uykunun miktarı ve kalitesine ilişkin bozukluklardır. Birey ertesi gün kendini dinlenmiş ve iyi hissedeceği bir uyku uyuyamamaktadır. Dissomnialar altı alt gruba bölünmüştür.
Solunumla İlişkili Uyku Bozukluğu
- Uyku ile ilgili solunumla ilişkili bir duruma bağlı olduğu yargısına varılan, aşırı uykulu olma durumuna ya da insomniaya yol açan uyku bozukluğu
- Bu bozukluk bir maddenin ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
- Sirkadiyen Ritim Uyku Bozukluğu (Uyku-Uyanıklık Düzeni Bozukluğu)
- Kişinin içinde bulunduğu çevreye göre uyması gereken uyku-uyanıklık düzeni ile sirkadiyen uyku-uyanıklık örüntüsünün birbirine uymamasına bağlı olarak ortaya çıkan ve aşırı uykulu olma durumuna ya da insomniaya yol açan, sürekli ya da tekrarlayıcılığı olan bir uyku bozukluğu örüntüsü.
- Bu uyku bozukluğu klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki ya da diğer önemli işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.
- Bu bozukluk sadece başka bir Uyku Bozukluğu ya da mental bozukluk sırasında ortaya çıkmamaktadır.
- Bu bozukluk bir maddenin ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
PARASOMNİALAR
Kabus Bozukluğu
- Gece ya da gündüz uykularından, hayatta kalma, güvenlik ya da benlik saygısına tehdit içeren uzun süreli ve ileri derecede korkutucu rüyaları ayrıntılarıyla anımsayarak tekrar tekrar uyanma. Bu uyanmalar genellikle uyku döneminin ikinci yarısında ortaya çıkar.
- Kişi korkutucu rüyalardan uyanır uyanmaz nerede ve ne zamanda bulunduğunu bilir ve uyanık olur.
- Rüya yaşantısı ya da uyanma sonucunda ortaya çıkan uyku bozukluğu klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da önemli diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur.
- Kabuslar sadece başka bir ruhsal bozukluk sırasında ortaya çıkmamaktadır ve bir maddenin ya da genel tıbbi durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
- Genellikle asıl uyku döneminin ilk üçte birlik döneminde ortaya çıkan ve yersiz bir korku içinde ortaya çıkan çığlık atmayla başlayan, yineleyen, birden uykudan uyanma epizodlarının olması.
- Her epizoda yoğun bir korku, kalp çarpıntısı, hızlı soluk alıp verme ve terleme gibi otonomik uyarılma bulgularının olması.
- Epizod sırasında başkalarının kendini rahatlatmak için gösterdiği çabalara göreceli tepkisiz kalmak.
- Ayrıntılı bir rüya anımsanmaz ve geçirilen epizod için bellek kaybı vardır.
Uyurgezerlik Bozukluğu
- Genellikle asıl uyku döneminin ilk üçte birinde ortaya çıkan, uyku sırasında yataktan kalkma ve gezinme epizodlarının tekrar tekrar ortaya çıkması.
- Kişi uyurgezerken, boş ve gözünü dikip bakar, başkalarının kendisiyle iletişim kurma çabalarına karşı oldukça tepkisiz kalır ve ancak büyük bir zorlukla uyandırılabilir.
- Kişi uyandıktan sonra o epizodu anımsamaz.
- Uyurgezerlik epizodundan sonraki birkaç dakika içinde mental etkinlik ya da davranışlarında herhangi bir bozukluk olmaz.
- Uyurgezerlik klinik açıdan belirgin bir sıkıntıya ya da toplumsal, mesleki alanlarda ya da diğer işlevsellik alanlarında bozulmaya neden olur
- Bu bozukluk bir maddenin ya da genel tıbbi bir durumun doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
Uyku bozukluklarının tedavisinde farklı yöntemler kullanılmaktadır ve tedavi konulan tanıya göre yapılmaktadır. İlaç tedavisinde hipnotik etkili ilaçların yüksek dozda ve uzun süreli kullanımı önerilmemektedir. Kullanılan ilaçlar arasında benzodiazepinler, zopiklon, zolpidem antidepresanlar (benzodiazepinlere göre bağımlılık riski taşımadığından daha avantajlıdır), antihistaminikler (sedasyon etkileri nedeniyle) ve melatonin bulunmaktadır.
Davranış yönlendirme teknikleri (gündüz uykusunun kaldırılması, aç karnına ya da yemekten hemen sonra yatmamak, spor,alkol ve kafein içeren uyarıcı içecekleri kullanmamak vb.) ve bazı durumlarda uyku kısıtlama tedavisi kullanılmaktadır. Eğer altta yatan öfke, kızgınlık, çatışmaları durumlar, stres gibi neden varsa buna uygun psikoterapi yöntemleri yarar sağlayabilmektedir.