Son Haberler
Facebook'ta Bizi Beğenin
Menapoz ve Ruhsal Durum
Menapoz ve Ruhsal Durum
Tüm canlı türleri içerisinde bir tek insanın dişisine özgü olarak görülen menapoz, kadınlarda 45-55 yaş civarında izlenen ve o güne kadar adet gören kadında, adetin kesilmesiyle başlayan belirli bir yaş dönümünü ifade etmek amacıyla kullanılmaktadır.
Menapozun Klinik Belirtileri
A.Fizyolojik kökenli belirtiler: Menapoz döneminde gözlemlenen belirtilerin bir kısmı daha çok östrojen azalmasına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Bu belirtiler;
- Vazomotor Belirtiler: Sıcak basması, geceleri daha yoğun olarak ortaya çıkan terleme, çarpıntı, göğüste sıkışma hissi, kan basıncında oynamalar.
- Endokrin ve metabolik değişiklikler: Vücudun üst kısmında daha fazla olmak üzere kilo alımı, lokalize şişmanlık ya da zayıflamalar, cilt ve meme atrofisi, osteoporoz, hırsutizm (kıllanma), senil vajinit.
- Ağrı Yakınmaları: Migreni taklit eden ağrılar, yaygın vücut ağrıları.
- Cilt belirtileri: Cinsel organlarda daha fazla olmak üzere lokal kaşıntılar ya da vücutta yaygın kaşıntılar, ciltte basmakla oluşan kızarıklıklar.
- Diğer Belirtiler: El ve kollarda uyuşma, hazımsızlık, mide ekşimesi, kabızlık, ishal vb.
B. Psikiyatrik belirtiler: Menapoz döneminde izlenen psişik yakınmaların başlıcaları şunlardır:
- Huzursuzluk, iç sıkıntısı, gerginlik.
- Duygulanımda gerginlik
- Uyku bozukluğu, somatizasyon, libido azalması
- Ender olarak kuşkuculuk, aşırı kıskançlık
Nasıl ki İnsan biyopsikososyal bir varlık olarak tanımlanıyorsa menopoz döneminde ortaya çıkan psişik belirtiler de biyolojik, çevresel, ve sosyal boyutların etkileşimiyle ortaya çıkabilmektedir.
a. Fizyolojik Etkenler: Psikiyatrik belirtilerle östrojen azalması gibi hormonal değişimler arasında doğrudan bir ilişki yoktur. Genel olarak kabul edilen, fizyolojik etkenlerin daha çok altta yatan psişik nedenleri maskeleyen ya da kişinin yakınmalarını artıran belirtilerden sorumlu olduklarıdır.
Bizim kültürümüzde çok az rastlanmaktaysa da bu dönemin yadsınması ve kişinin kendisiyle ilgili yaşadığı güvensizlik duygularını gidermeye yönelik kendinden küçük kişilerle duygusal ya da cinsel ilişkiler görülebilmektedir.
Özellikle daha önceki yaşamında beklediği amaçlara erişememiş, geriye dönüp baktığında dolu dolu yaşanmış bir yaşam gözlenmeyen, üretici olmamış ya da geride kalıcı bir şey bırakmamış kişilerde bu dönem daha sorunlu ve korkutucu olmaktadır. Çünkü kişi daha önce yapmadıklarını elde etmek için fırsatı kalmadığını düşünmekte hatta bazı kadınlarda geçmişe yönelik kendini suçlayıcı duyguların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Yaşamını kendisinden çok başkalarını mutlu etmeye adamış, aşırı duyarlı, bağımlı ve aşırı sorumluluk sahibi kadınlarda, geçmişe ilişkin suçlamalar çevresindeki kişilere de yönelebilmektedir.
Dış çevreyle ilişkileri kısıtlı olan, ev yaşamı dışında başka bir etkinliğe katılmamış ya da emekli olup dış çevreden koparak ev yaşamına kapanmış kadınlarda bu dönem daha sıkıntılı yaşanmaktadır.
Daha önce cinsel ilişkisi ya da sağlıklı bir cinsel yaşamı olmamış kadınlarda, menapozun “cinselliğin sona ermesi “ gibi algılanması da “kaçan son trenin” arkasından duyulan hüzün duygularının oluşmasına yol açmaktadır. Bazı kadınlar bu dönemde artabilen cinsel istek duygusu, kendi değer yargılarıyla örtüşmediği ve onu rahatsız ettiği için hekime bu duygularını bastıran bir ilaç için başvurabilmektedirler.
Bazı kadınlar ise yaşamlarında çözemedikleri psikolojik sorun ya da çatışmalarını hiçbir geçerli neden olmadığı halde menapoza bağlamaya çalışırlar. Bu tutum bir yerde kadın tarafından yaşanan temel sorunun, eş ya da çevre tarafından kabul edilebilecek biçimde sunumu olarak düşünülebilmektedir.
b. Çevresel Etkenler:Bu noktada en önemli etken yakın çevre ilişkileridir. Çocuklar büyümüş ya da evden ayrılmışlardır ve anneye artık eskisi gibi ihtiyaçları kalmamıştır. Anne “boş yuvada” yaşamaktadır. Diğer taraftan o güne kadar çocuk bakımı, eğitimi vb. nedenlerle ertelenmiş eşler arası sorunlar yeniden gündeme gelmeye başlamış, eski defterler açılmıştır. Bütün bunlar kadının problem alanlarını genişletmektedir. Zaten içinde bulunduğu dönem nedeniyle kendisine olan güveni azalmış ve eşinin ilgisine her zamankinden fazla gereksinim duyan kadın bu konuda da beklediğini bulamamaktadır. Bu dönemde genellikle erkeklerde orta yaş dönemini yaşamakta, o da kadından ilgi beklemektedir. Karşılıklı beklentilerin yanıtsız kalması, eşlerin birbirleriyle ilgili hayal kırıklığı yaşamalarına neden olarak aile içi çatışmaları alevlendirmektedir. Bir de bunlara eklenen ve erkeğin bazen gerekli özeni göstermeksizin yaptığı espiri (biz artık kardeş gibiyiz vb.) ya da bastırılmış öfke duygusuyla ilgili olarak eşine söyleyebileceği sözler (artık yaşlandın vb.) kadının kendisini daha kötü hissetmesine neden olabilmektedir.
c. Sosyal Etkenler:Pek çok kültürde kadınlık doğurganlıkla eş tutulmaktadır. Bu nedenle bu gibi toplumlarda menapoz kadınlığın sonu gibi algılanabilmektedir. Bu yaklaşım kadının menapoza bakış açısını da olumsuz etkilemektedir. Buna karşın gelişmiş batı ülkelerindeki kadınların, bu dönemi doğurganlığın sona ermesi nedeniyle “kendilerine daha fazla zaman ayırabildikleri” bir dönem olarak algıladıkları görülmektedir. Benzer şekilde bu ülkelerdeki kadınların entelektüel düzeylerinin yüksek olması ve parasal olanaklar, kadınların başka alanlara yönelmesine, diğer doyum kaynaklarının artmasına ve sonuç olarak bu dönemden daha az etkilenmelerine neden olmaktadır. Toplum içinde menapozun bir “kayıplar dönemi” gibi olumsuz ve kişileri korkutucu biçimde ele alınması da kadınların bu dönemdeki korkularını artırmaktadır.
Menapozla İlgili Mitler ve Gerçekler
Mit: Mepozdaki kadın mutsuz ve depresiftir.
Gerçek: Kadınların pek çoğu menapoza bağlı fiziksel değişikliklerle çok iyi başa çıkabilmektedir. Ciddi ruh sağlığı problemlerinde artış olmamaktadır. Bazı kadınlar duygusal sıkıntılar yaşayabilmektedir ancak bunlar genellikle uyku sorunları ya da ateş basmaları nedeniyledir.
Mit: Bütün kadınlar ateş basmasından rahatsızlık duymaktadırlar.
Gerçek: Kadınların yaklaşık % 80’i menapoz sırasında hiç ya da sadece hafif düzeyde bu belirtiden rahatsızlık duyduklarını belirtmişlerdir. Ateş basmaları ortaya çıktığında pek çok kişide hafif düzeydedir ve birkaç ay sonra kaybolmaktadır. Nadiren iki ya da üç yıldan uzun sürmektedir.
Yapılan bir çalışmada, ateş basması duyumsamalarının sadece biyolojik parametrelerce belirlenmediğini gösterilmiştir. Ateş basması algısı psikososyal etmenler tarafından çerçevelenmiş görülmektedir. Bazı kadınlar için özel iş koşulları genellikle bu sıkıntıyı artırmaktadır.
Mit: Menapoz cinsel yaşamın sonudur.
Gerçek: Libido ya da cinsel istek yaşlanma ile birlikte düşebilmektedir ancak pek çok kadın ileriki yaşlarda da tatmin edici cinsel yaşamdan zevk almaya devam etmektedir. Bazı kadınlar hamile kalma korkusunun geçmişte kalması nedeniyle seksi daha eğlenceli bulmaktadır.
Duygular ve Menapoz
Menapozal dönem boyunca duygu durum ve duygular yönetimi ele geçirebilmektedir. Bir gün çok iyi hissedilebilirken, ertesi gün alt üst olmuş ve cesaretsiz hissedilebilmektedir. Umutsuzluğa kapılmamalıdır. Hormon dalgalanmalarına bağlı duygu durum değişiklikleri geçicidir ve bunları daha hafif atlatmanın yolları bulunmaktadır.
Menapoz süresindeki duygusal dalgalanmaların beş nedeni
Kadınların çoğunluğu menapoz sürecini sorunsuz geçirmesine karşın duyguların yönetimi ele geçirdiği kadınlarda bulunmaktadır. Eğer kendinizi daha üzgün, daha gergin hissediyor, duygusal değişimleri tahmin edemiyor ve kaygı yaşıyorsanız menapoz sıkıntılarınızın kaynağı olabilecek beş neden bulunmaktadır.
1.“Hasas Tip”lerden Olabilirsiniz
Nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte bazı kadınlar hormon düzeylerindeki değişikliklere daha duyarlılardır. Eğer adet öncesi dönemde duygu durum değişikliklerine eğilim, doğum sonrası depresyon ya da hamilelik sırasında aşırı derecede duygusallık olduysa bu duyarlı tiplerden biri olabilirsiniz. Bu ruh hallerinin arkasında yatan nedenlerden biride hormonlardır.
2. Kaliteli Uyku Uyumamak
Herhangi bir nedenle geceleri yeterince derin uyku uyuyamıyorsanız, bu sizi gergin ve kaygılı yapacaktır. Eğer gece terlemeleriniz oluyorsa (orta derecede olsa bile) uykunuzu etkileyebilecektir ve derin uyku gün boyunca dengede kalmanızı sağlayacaktır. Horlama uyku apnesinin belirtilerinden biridir ve gün boyu dengede kalmak için ihtiyaç duyulan derin uykuyu alamama nedenlerinden biridir. Sürekli endişeli olmak da dinlenmeyi berbat eden şeylerden biridir. Eğer bunlardan biri sizde varsa doktorunuzla görüşün ve birlikte tanı ve çözüm yolarını araştırın. Bedeniniz (ve beyniniz) uykuya hasretken pozitif olmanız zordur.
3. Geçimişte Depresyon Geçirmiş Olmak
Depresyon öyküsü olan kadınlar daha büyük bir olasılıkla menapoz sırasında duygu durum problemleri yaşayacaklardır. Eğer daha önce antidepresan kullandıysanız ya da majör depresyon tanısı aldıysanız menapoz döneminde bunlarla uğraşmanız gerekebileceğinin farkında olmanız önemlidir. İlk olarak, duygu durum kaymalarının ilk işaretini fark ettiğinizde doktorunuzla ilave destek ya da tedaviye ihtiyacınız olup olmadığını konuşmalısınız. Depresyona erken müdahale, yaşamınızı ve ilişkilerinizi daha az etkileyecektir. Yaşamdan yeterince zevk almıyorsanız, mutsuzsanız, gergin ya da kaygılıysanız güvenebileceğiniz bir uzmanla başvurma zamanıdır.
4. Yaşamda Çok Fazla Değişim Olması
Yaşamın bir parçası olarak değişim bazen harikadır. Ancak bunlar stresli ve yaşamınızda büyük değişiklikler yaratıyorsa duygu durumunuzu etkileyebilecektir. Yeni bir iş, taşınma, medeni durumunda değişme, çocukların evden ayrılması, aile bireylerinin hastalıkları gibi değişiklikler genellikle orta yaş civarında olmakta ve bunlardan herhangi birisi kişinin sınırlarını zorlayabilmektedir. Eğer yaşam koşulları nedeniyle üzgün, sinirli, saplantılı, endişeliyseniz ve uykusuzluk yaşıyorsanız, bu değişimlerle başa çıkmanız daha zor olacaktır. Stresi azaltmak ve yaşamınızla ilgili sağlıklı kararlar vermek size yardımcı olacaktır. Süper kadın olmaya çalışmayın. İnsanlara size yardımcı olmaları için izin vermek ve anlamlı destekler almak olumsuz duyguların hafiflemesini sağlayacaktır.
5. Tutumlarınız
Kırklı yaşlara gelene kadar, yaşlı kadınlar ve onların neler hissettiği konusunda düşünmemiş olabilirsiniz. Ancak kendinizi orta yaşların başında görmeye başladığınızda, yaşlanmayla ve özellikle yaşlı bir kadın olma ilgili tutumlarınızla yüz yüze gelirsiniz. Eğer yaşlanma konusunda kendinizi umutsuz, üzgün ve kızgın hissediyorsanız, duygu durumunuz yaşamınızın diğer alanlarını da araştırmaya başlayacaktır. Yaşlanmaya karşı olan gerçek üzüntü ve tepkilerinizi menapoza bağlayarak onu suçlayabilirsiniz. Orta yaşla ilgili neler hissettiğiniz konusunda kendinizi dürüstçe inceleyin. Eğer incelemeye karşı sabırsızlık ya da bir direnç gösterirseniz, kırk yaş üstü olmanın ne anlama geldiği konusundaki bakışınızı yeniden gözden geçirmeniz yararlı olacaktır. Menapoz ancak bunu görebildiğinizde pek çok güzel olasılığı yaşama zamanıdır.
Kaynaklar
Işık E: Psikiyatrik yönden menopoz. S Özkan, M Özkan(Eds): Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi 1996-1997’de, birinci baskı, İstanbul, 1997.
Özkan S: Psikiyatrik Tıp: Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi. Birinci baskı, İstanbul, Roche, 1993.
Evlice, Y. E., Tamam L.,Karataş G., Menapoz ve Tedavi Sürecinde Ortaya Çıkan Sorunlar. Anadolu Psikiyatri Dergisi, 2002:3:108-112.
Daniel B., Jacop L., Amos P., Dov S., Eyal N., Galit, B., Roberto M. Psychological Distress Arounud Menopause. Psychosomatics 42;3. May-June 2001.
Reynolds, F. Distress and coping with hot fushes at work; implications for counsellors in occupational setting Psychology Quarterly, 1999: 12(4), 353-361
Mood, Emeotions and Meenopause. Erişim: http://menopause.about.com/od/moodandmenopause/Mood_emotions_and_menopause.htmErişim tarihi: 29.9.2010
Menopause: Myths and Realities. Erişim: http://webcache.googleusercontent.com/search?q=cache:jGLUa1df1nwJ:www.jos-health-network.150m.com/menopause.html+menopouse+disstres&cd=39&hl=tr&ct=clnk&gl=tr&lr=lang_en%7Clang_tr Erişim tarihi: 29.9.2010